Geleneksel ve yerel tatların yaşadığı,iyileştiren gıda'nın yetiştiği topraklara canlılık getirmek düşüncesiyle ve toprağın,tohumun bereketine olan inancımla yerli üreticiye destek olmak ve bu ata tohumu besinlerle sizleri buluşturmak.Bu yolda en büyük destekçilerim de küçük üreticiyi destekleyen bilinçli tüketiciler,yani sizler.Ne aldığını,neye para verdiğini ve bedenine ne gönderdiğini bilen tüketici.


   Al Bahçe'den projesi, zeytin ağacıyla ve zeytin yağına olan tutkunun yemeklerle buluşmasıyla başlayan bir hikaye aslında.Yediklerimiz sadece bizi etkilemiyor.Yediğimiz her lokmayla üreticiyi,toprağı ve doğayı da etkiliyoruz.Nasıl bir dünya istediğimizi günde defalarca her yediğimiz lokma da aslında karar veriyoruz.Gıda bizi iyileştirir,yaşatır,hasta eder yada öldürür.Bize bağlı, ne seçtiğimize bağlı..


Sadece bizi değil, toplumu,muhtelif toplumları da iyileştirir yada yok edebilir.Diyelim ki geleneksel ürünü almayı bırakırsan,küçük üreticiler,peynirci,çiftçi,hayvancı onu satamaz.Satmadığı zaman da yapacağı başka bir iş yok ve köyden göç etmek zorunda kalır.O yüzden aslında seçtiğin ürün,seçtiğin üretici,mahalleyi yada toprağı değil aynı zaman da bütün bir köyü de yok edebiliyor yada yaşatabilir.


Bu nedenle Al Bahçe'den projesi, Anadolu'nun verimli toprakları olan 7 Bölge'den en değerli ata tohumlarıyla yetiştirilmiş,kimyevi ilaçlamadan uzak,doğal ürünlerle siz değerli misafirlerimizi buluşturmayı hedefler. Türkiye'nin en değerli topraklarından en rafine ve kaliteli ürünleri sizler için seçtik. Uşak'ın tarhanasını,Taş Köprü'nün sarımsağını,Gaziantep'in pul biberi,antep fıstığı, Manisa'nın kuru üzümü,Aydın'ın İncir'i,Çorum'un leblesi,Giresun'un fındığı,Malatya'nın kayısısı,Ordu'nun balı'nı sizlerle buluşturmaya karar verdik.


Al Bahçe'den projesi; daha rafine ve kaliteli yaşam için bir yolculuk..